Gök Kurt

Yol Gösterici ve Savaşçı Gök Kurt ve Hikâyesi

Gök Kurt, tarih öncesinde zamanlardan itibaren Türklerin mitolojilerinde ve kültürlerinde yer almıştır. Yol gösterici ve savaşçı olarak nitelenen Gök Kurt, mitolojide Türklerin kutsal hayvanı yani ongunudur. Bozkurt adı ile de anılan Gök Kurt, bütün Türk boylarında savaşın ruhunu, doğayı, özgürlüğü temsil etmiştir. Mitolojilerde anlatıldığı üzere Gök Kurt’un kutsal sayılmasının ve Türklerin ongunu haline gelmesinin en büyük nedeni, Kök Türklerin soyunun Gök Kurt’tan geldiğine inanılmasıdır. Bozkurt günümüzde de ulusal semboldür, türk milliyetçiğini temsil etmektedir. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında basılan paraların üstünde Gök Kurt’un simgesi yer almıştır.

Gök Kurt mitolojide gökyüzünü temsil etmektedir. Türk, Altay ve Moğol mitolojilerinde Türk boyların bir kısmının Gök Kurt’tan geldiği, diğer bir kısmının ise Gökgeyik’ten geldiği geçmektedir. Gökgeyik ise yeryüzünü temsil eder. Kurt sürülerini idare eden kurtlarda Gök Kurt diye adlandırılmıştır. Kök Türkler Gök Kurt’a saygılarını göstermek için mavi renkli bayraklarında kurt başı resmi, çadırlarının önüne ise tepesinde kurt başından altın heykel bulunan direkler dikmişlerdir. Savaş Tanrısı’nın, erenlerin kurt görünümünde yeryüzünde dolaştığı destanlarda yer alır. Kök Türklerden beri Türk tarihinde Gök Kurt simgeleri kullanıldığı gibi Mustafa Kemal Atatürk’te Cumhuriyeti kurduktan sonra, Gök Kurt’u yani Bozkurt’u ulusal sembol ilan etmiştir.

Yol Gösterici ve Savaşçı Gök Kurt’un Destanlardaki Yeri

Türk tarihinin, Türk mitolojilerinin ve kültürünün ayrılmaz parçalarından ve sembollerinden olan Gök Kurt’un tarih boyunca kullanılan diğer isimleri; Gökbörü, Pusgurt, Kökbörü, Börteçine, Gök Oğlu ve Bozkurt’tur. Destanlarda geçtiğine göre kurt her zaman atalara yol gösterici olan kutsal bir hayvandır bu nedenle Başkurt adını da almıştır. Turan taktiği yani hilal taktiği yine dünyada ilk defa savaşlarda Türkler tarafından kullanılmıştır, yarım çember oluşturup, düşmanı çemberin içine kapatma taktiği olan hilal taktiği, kurtları gözlemleyen Türklerin onlardan aldığı bir savaş tekniğidir.

Eski zamanlarda halk, kurdun koyun sürüsüne saldırmasının uğurlu ve bereketi çoğaltıcı bir eylem olduğuna inanmıştır. Bozkırlarda gezerken kurt görmek ise yine hayırlı ve uğurlu sayılmıştır. Hamile kadınları nazardan korumak için yastığın altına kurt dişi veya derisi koyulmuştur yine aynı şekilde kurdun nazardan koruduğuna inanıldığı için kurt dişini yanında taşımak uğurlu sayılmıştır.

Türk, Altay ve Moğol mitolojilerinde Gök Kurt birçok destanın kahramanı olmuştur. Türeyiş destanında anlatıldığı gibi; Hiung-nu Tanyusu iki kızını Tanrı’ya sunmak ister, bunun için yüksek bir kule yaptırır. Kızlarını bu kuleye hapsedip Tanrı’ya kızlarını alması için yalvarıp, dua eder. Yaşlı bir kurt ise gelip bu kulenin dibinde ki bir mağaraya yerleşir, kızlardan biri bir gün bu kurdu fark eder ve onu Tanrı zanneder, kuleden inip Tanrı sandığı kurtla ile evlenir ve çocukları olur. Bu çocuklarda Kök Türklerin boylarını oluşturur.

Bozkurt Destanına göre ise, Türklerin ataları Batı Denizinin batısında bir yerde yaşarlarken Lin orduları tarafından saldırıya uğrarlar ve vahşice hepsi düşman askerleri tarafından öldürülürler. Bu saldırıdan sadece on yaşlarında bir erkek çocuk kurtulur, düşman askerleri son anda bu çocuğu görür ama acı çekerek yavaş yavaş ölmesi için, çocuğun iki kolunu, iki bacağını keserek onu bataklığa atarlar. Çocuğu buradan bir dişi kurt kurtarır ve onu sütüyle besler büyütür. Büyüyünce evlenirler ve türklerin soyları böylelikle devam etmiş olur. Burada ki dişi kurt destanda Asena diğer adıyla Aşina olarak geçtiği için Bozkurt Destanı’na, Aşina’nın Yaratılış Efsanesi de denilmektedir.

Gök Kurt’un adının geçtiği bir diğer efsane ise Ergenekon Destanı yani diğer adı ile Göktürk Destanı’dır. Bu destanda da düşmanları tarafından saldırıya uğrayan Kök Türkler yaşadıkları yerden ayrılıp, bütün etrafı yüksek dağlarla çevrili, ortasında bereketli bir ova olan gizli bir yere yerleşir, Yıllar geçtikçe bu gizli ovada çoğalan Türkler, ovaya artık sığmaz olur. Buradan çıkmak isteyince yolu bulamazlar, sonunda etraflarında ki dağların demirden olduğunu fark edip, demiri eriterek kendilerine bir geçit açıp dışarıya çıkarlar. Bu geçitten geçerlerken kendilerine yolu bulmaları için Börte Çene adlı erkek bir kurt yardım eder ve yol gösterir ve bu kutsal kurdun yardımı ile buradan çıkıp soylarını dünyada devam ettirirler.

Bir cevap yazın