Yıldız Han

Yıldız Kağanı Yıldız Han ve Hikâyesi

Türk Mitolojisi, tanrı, tanrıça, unsur, destan ve efsanelerinden meydana gelmiştir. Bu destanlardan ve unsurlardan birisi de Yıldız Han ve Yıldız Han’ın geçmekte olduğu Oğuz Kağan destanıdır. Bu destanda Oğuz Kağan’ın oğullarından birisinin adı Yıldız Han’dır.

Yıldız Han

Yıldız, parlaklığı ve yol göstermesiyle önemli olan unsurlardan bir tanesidir ve böylece Yıldız Han’ı simgelemektedir. Yıldız Han’ın ongunu, atmaca’dır.

Oğuz Kağan Destanında Yıldız Han

Oğuz Kağan destanından, Yıldız Han’ın kahraman Oğuz Kağan’ın oğullarından biri olduğu anlaşılmaktadır. Destan, şu şekilde karşımıza çıkmaktadır.

…Günlerden birisinde Ay Kağan’ın gözü parlar ve ardından doğum sancıları başlar. Böylece Ay Kağan, bir erkek çocuk doğurur. Çocuk, perilerden daha güzeldir. Buna ek olarak çocuk doğduktan sonra anasından ilk sütü emdikten sonra bir daha emmeyerek, bunun yerine çiğ et, şarap ve çorba istemiştir. Bundan 40 gün sonra da büyüyerek, yürümeye ve oynamaya başlamıştır. At binmiş, at sürülerini gütmüş ve avlanmaya çıkmıştır.

Cesur bir yiğit olan Oğuz Kağan’ın yaşadığı yerde büyük bir orman, pek çok dere ve ırmak vardı. Ancak bu ormanda bir tehlike de yaşamaktaydı. Burada bulunan büyük bir gergedan hem atları, hem de insanları yemekte, halkı ezmekteydi. Bu durumu bitirmek isteyen Oğuz Kağan kargısını, yay ve okunu, kalkanını ve kılıcını yanına alarak, ormana bu canavarı avlamaya gitti.

Oğuz Kağan gergedanı avlamak için, ilk önce bir geyik yakaladı, bu bir söğüt dalı kullanarak ağaca bağladı ve orayı hemen terk etti. Tan ağarma vaktinde geri döndüğünde gergedanın gelerek, geyiği yakalamış olduğunu gördü. Bundan sonra bir ayı yakaladı ve onu altın kuşağını kullanarak ağaca bağladı. Yine burayı terk ederek, tan ağarırken geri geldi. Gergedan yine ayıyı almıştı.

Bundan sonra Oğuz Kağan, ağacın altında kendi beklemeye başladı. Gergedan gelince onu gördü ve Oğuz Kağan’ın kalkanına başıyla vurdu. Ardından Oğuz Kağan kargısıyla onu öldürdü, kılıcıyla da başını kesti.

Bundan sonra bir gün tanrıya yalvarmakta iken aniden karanlık bastırdı. Gökten, gök ışık indi. Oğuz Kağan hemen ışığın indiği yere gitti ve burada gülse gök tanrı gülen; ağlasa gök tanrı ağlayan güzellikte bir kızın yalnız halde oturduğunu gördü. Ona âşık olan Oğuz Kağan, bu kız ile evlendi ve kız bir süre sonra 3 erkek çocuk doğurdu. Bu çocuklara Gün, Ay ve Yıldız isimlerini verdiler.

Aradan uzun zaman geçtikten sonra, Oğuz Kağan’ın yanında bulunan tecrübeli bir ihtiyar, rüyasında bir altın yay ile 3 gümüş ok gördü. Bu rüyayı Oğuz Kağan’a anlattı. Bu rüyayı beğenen Oğuz Kağan, oğullarını çağırdı ve Gün, Ay ve Yıldız’a doğu tarafına gitmelerini söyledi. Bu çocuklar avlandıktan sonra altın bir yay bularak, babalarının yanına döndüler ve yayı ona teslim ettiler. Oğuz Kağan, yayı üçe bölerek, onlara verdi.

Bir cevap yazın