Türk Mitolojisi

Türk mitolojisi

Kimi halk ağzından derlenen kimi de yazıya geçirilmiş efsanelerden oluşan destanlarda Türk mitolojisi, diğer dünyadaki tüm mitolojilerde de olduğu gibi kaynağını farklı farklı efsanelerden, destanlardan almaktadır. Buna göre, Hunların Oğuz Destanı, Göktürklerin Ergenekon Destanı ve Atay-Yakut Türklerinin Yaratılış Destanı gibi destanlar Türk mitolojisi olarak adlandırılmaktadır.

Mitoloji, tarihte adı geçmeyen büyük kahramanların ve de tabiat varlılarına insani özellikler verilmesi olarak ifade edilebilir. Tüm mitolojiler, genel olarak birbirine benzer efsanelerdir.

Eski efsaneler sosyal ve kültürel konularla doludur. Tengricilik, tek tanrı inancı ile bir süre sonra çok tanrıcı bir evrimle Türk mitolojisi gelişmiştir. Zerdüştlük, Budizm ve Mani dini gibi inançlardan etkilenen Türkler, mitolojilerinde de bu inançlar doğrultusunda izler taşımaktadır.

Türk mitolojisi daha çok yaratılışla, türeyişle ve kıyametle ilgili olarak birçok mitik öğeyi içerisinde bulundurmaktadır. En önemli kaynakların çoğu Çin kaynaklarında yer almaktadır. Özellikle de Orhun-Yenisay yazıtlarının sistemleştirilmesi Türk mitoloji çalışmalarında önemli bir kademe olarak görülmektedir.

Türk mitolojisi, insanüstü beceri ve güçleri olan tabiat güçlerini tanrı olarak nitelendirilmiştir. Gök Tanrı, yerin ve göğün ortasında yer alan ve her şeyin yaratıcısıdır. İlk dönemlerinde tek bir varlığı temsil ederken sonraki dönemler de ise çoğulcu bir yaklaşımlar görülmektedir. Gök Tengri ve bereket tanrısı olan Yağız Yir’e törenler yapılmıştır. Kağanları tahta çıkaran tek güç Gök Tanrıdır.

Ürüng Ayıı Toyon, ilk insanı, ayı, yıldızları, hayvanları, güneşi ve dağları yaratmıştır. Gök yüzünü 9. katında bulunmaktadır. İnsanlara yetenek verdiği, hayvanların çoğalmasını sağladığı tanrıdır. Kayra Han ise Altay Türklerinin en büyük tanrısı olarak yer almaktadır. Göğün 17. katında yer alan Kayra Han, dünyadaki var olan her şeyi yaratan gerçek tanrıdır.

Ülgen, Altay Türklerinde Kayra Han’ın oğludur. İyilik, merhamet tanrısı gökyüzünün de hakimidir. Göğün 16. katında bulunmaktadır. Gökkuşağının yaratıcısı, yıldırımları, şimşekleri çaktırır, zenginlik ve bolluk kaynağıdır.

Orhun yazıtlarında yer alan Umay Ana, Divanü Lugati’t Türk eserlerinde de yer almaktadır. Aile, evlilik, nesil devamlılığı gibi konurlarda koruyucu tanrı olarak nitelendirilmiştir. Çocuğu olmayanlara dua eden ruhtur. Aynı zamanda da güzelliğin sembolüdür. Doğum Tanrıçası olarak anılması da sonraki dönemlerde ortaya çıkan çok tanrılı kültüre işaret etmektedir. Umay Ana için törenler yapılırdı.

Yayık Han aracı bir ruh olarak insanlar ve iyilik tanrısı Ülgen arasında arabulucu görevini üstlenmiş ve insanları kötülüklerden koruyan, hayat verendir. İnsanların arasında yaşadığına inanılır, onun için Yayık Kaldırma törenleri yapılırdı. Cansız nesneler tören esnasında kurban edilirlerdi.

Suyla, güneş ve ayın kırıntılarından yaratılan koruyucu bir ruhtur. Gökte yaşar ve 30 günlük süredeki gelecekte yaşanacak olayları gördüğüne inanırlardı. Geleceğe dair olabilecekleri söylerdi. Karluk, mitolojide özelliklerinden pek bahsedilmeyen, Suyla ve Yayık ile aynı özelliklere ve de güçlere sahiptir. Duman, onun işaretidir. Duman görüldüğünde onun geldiğine inanılırdı.

Kayberen, dağlarda yaşayan, hayvanları koruyup kollayan ve çoğalmasını sağlayan bir ruhtur. Kızdırıldığı zaman ise hayvanlara zarar verdiğine inanılırdı. Ülgen’in elçisi Utkuuçi, kurbanları göğe Ülgen’e götürmektedir.

Ruhların en büyüğü ve en saygını ise Aan Alahçın Hatun ise yerin sahibidir. Kayın ağaçlarının üzerinde yaşadığı düşünülen ve yaz dönemlerinde bu ağaçlarının altında kendisi için kurban kesilen bir ruhtur.

Kötü ruhlar arasında yer alan Erlik, yer altında yaşar ve kötülüğün sembolüdür. Erlik, öncesinde tanrının yardımcısı ve de arkadaşı iken hırslarına yenik düşmesiyle kötülüğün sembolü olmuştur. Erlik tanrı ile pazarlık yapar ve kötü ruhlu insanların da kendisinin olmasını ister. Bir diğer kötü ruh ise Albastı’dır. Yer altında yaşamaktadır. Yer altı ve ölüler aleminin temsilcisi olarak nitelendirilen Albastı’nın neden ve nasıl kötü bir ruha dönüştüğü bilinmemektedir. Lohusalara ve de yeni doğanlara zarar verdiğine dair inanış vardı.

Türk Destanları

Türklerin tanınmış destanları arasında; Bozkurt Destanı, önemi bir rol oynamakla birlikte bilinen en eski efsanelerden de biridir. Bu efsaneye göre düşmanları tarafından tamamen yok edilen Türklerden sağ kalan erkek çocuk Göktanrı’nın gönderdiği dişi kurt ile çiftleşerek türemesini anlatmaktadır.

Ergenekon destanı ise büyük bir yenilgiye uğrayan Türklerin, Tengri’nin gönderdiği kutsal kurdu takip etmesi ve verimli topraklara, etrafı dağlarla çevrili olan bir ovaya götürülüşü anlatılmaktadır. Birkaç kuşak sonra buraya sığmayan Türkler, yine bir kurdun dağların madenlerden oluştuğunu göstermesiyle dağı eritirler ve ovadan çıkarlar.

Bir diğer Türk mitolojisi destanı da Oğuz Destanı’dır. Türklerin atası olarak bilinen Oğuz Kağan’ın yaşamı her ayrıntısıyla anlatılmaktadır. Manas Destanı ise dünyanın en uzun destanı olarak bilinmektedir. Kırgız Manas’ın hikayesi anlatılmaktadır. Alp Er Tunga Destanı da aynı şekilde efsanevi Türk hakanının hayatını, katıldığı savaşları ve ölümünü anlatmaktadır.

Diğer Türk mitolojisi destanları arasında ise Göç Destanı, Kırk Kız Destanı, Yaratılış Destanı, Köroğlu Destanı, Şu Destanı, Türeyiş Destanı, Edigey Destanı ve Davut Aziz Baytekin Destanı yer almaktadır.

Türk mitolojisi genel olarak her kabilenin şahsi bir türeyiş efsanesine sahiptir. Kırk Kız Destanı, kutsal bir göl suyundan hamile kalan kırk kızın Kırgızları oluşturması, Oğuzname’de bahsedilen her kabilenin türeyişi anlatılmaktadır.

Türk Mitolojisi ve Avrupa’da Etkileri

Avrupa topraklarına göç eden Türk kavimlerinden dolayı Avrupa’da da Türk mitolojisi izleri görülmektedir. Alman destanı Siegfried’de Hunlar ve Atilla geçmektedir. Atilla’nın ismi ise Etzel olarak görülmektedir. Macarlarda da eski Türk destanları ve Atilla ilgili uzun destanlar bulunmaktadır.

Türk Mitolojisinde Budizm

Uygur Türklerinin Budizm dinini kabul etmesiyle yerleşik Türk kültürü gelişmiştir. Bu dönemde birçok yabancı kaynak Türkçeye çevrilirken Türk destanları da yazıya alınmıştır. Ancak Kırgızların saldırısı nedeniyle Hotan kentinde yer alan kütüphane yanmış ve ufak tefek birkaç sayfa ya da parçaları kalmıştır.

Sibirya Topraklarında Türk Mitolojisi

Sibirya Türk Halkları, Türk mitolojisinde bugüne dek en iyi şekilde muhafaza edilmiş destanları bulundurmaktadır. Dolganlar, Altaylılar, Yakutlar ve diğer Sibirya Türklerinde de geçerli olan dünyada olup biten her şeyin sorumlusu kutsal varlıklar ve iyi-kötü ruhlardır. Kurbanlar vererek, dua ederek bereketin kesilmemesini sağlamak isterler.

Anadolu Türkleri Mitolojisi

Anadolu’ya akınların başlamasıyla Orta Asya’dan da birçok destan ve efsaneler de onlarla birlikte gelmişlerdir. Dede Korkut masalları Akkoyunlu devleti döneminde 11. Yüzyılda kaleme alınmıştır. Türklerden önce de Anadolu topraklarında birçok mit bulunmaktaydı ve bu mitler Türk mitolojisi üzerinde de etkilerini bırakmışlardır.

Osmanlıların en önemli efsanesi, büyük imparatorluğun kurulmasından hemen önce Osman Bey’in gördüğü rüyadır. Bu rüyanın açıklamasında Osman Bey’in büyük bir devlet kuracağına delalet edilmiştir.

Yayım tarihi
Genel olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir