sünaiyet i’tikadı

Sünaiyet İ’tikadı

Türk mitolojisi kendi içinde başlı başına özel bir mitoloji olup Türkler dünyanın en eski kavimlerinden bir tanesi olduğu için de son derece kapsamlı olan mitolojilerden bir tanesidir.

Nitekim Türk mitolojisinde, mitolojik kahramanlar,  eski Türklerin dini inanışı yanında Türk kozmonogonisi ve kimileri için son derece bilinmeyen bir kavram olan sunaiyet i’tikadı gibi kavramlar çıkar. Bu yazıda bu konuya ana hatları ile değinilmeye çalışılacaktır.

  1. Sunaiyet Sözcüğü Ne Anlama Gelir?

Bilim insanlarının ifade ettiği ve sözcüklerde yer aldığı üzere sunaiyet kelimesi esas olarak ikilik anlamına gelir. Buradan yola çıkarak birebir örtüşmemekle beraber kavramı anlamak yolunda sözcüğün anlamı ortaya çıkabilir.

İtikad sözcüğü ise herkesin bildiği üzere inanış anlamına gelir.

Tam Olarak Bu Kavram Nedir?

Üstte yapılan bu genel girişten sonra sünaiyet i’tikadı için tüm kaynaklarda şu ibarelere yer verilmektedir.

“Gökyüzünün en yüksek katında mukadderât-ı âlemi yöneten ve güneşi temsil eden en yüce tanrı “Kara Han” ile yeraltındaki “Cehennem Mâbudları” yönetcisi olan “Yağzız Han” – Oğuzlar’da ise “Krayir” – adındaki iki büyük tanrıya inanılıyordu. Yeryüzü düzenini sağlayan ve bütün Türk aşîretlerinin idaresine bakan “Yer – Su İlâhları” adı verilen daha birtakım mâbudlara da inanılmaktaydı.”

Bilmeyenler, Türk mitolojisi ile ilgilenmeyenler için konu çok yabancı olabilir. O yüzden bazı hususların bu noktada altını daha iyi anlaşılması için çizmekte fayda var.

Türk mitolojisinde tengri adı verilen tanrı vardır. Tanrının da oğulları vardır. Bu oğullarının her birinin temsil ettiği kimi misyonlar vardır. Tanrının oğullarına tanrı ya da han adı verilmektedir.Ayrıca az da olsa Türk mitolojisinde çok özel tanrıçalar vardır. Kimi zaman Altay mitolojisi ile ortak mitolojik kahramanlar da vardır. Burada Kara Han ve Yağzız Han aslında sunaiyet sözcüğünün de ifade etmeye çalıştığı iki farklı birbirini tamamlayan ama birbirine tamamen zır iki olgudur. İşte bu iki olguya inanılan bir kavram olarak sünaiyet i’tikadı karşımıza çıkar. Hepsi bu iki han etrafında gelişen bir inanış biçimidir. Kara Han bilmeyenler açısından en basit tabir ile yeryüzünün, Yağsız Han ise yeraltının hakimidir ve bu inanış tam olarak buradan doğar. Ayrıca bu inanış biçiminde put olmayan başka mabutlar da yer almaktadır.

Bir cevap yazın