Sümer Mitolojisi

Sümer mitolojisi

Sümer mitolojisi; Sümerlerin Anadolu’ya hakim olduğu dönemde oluşturdukları efsanevi hikayeleri inceleyen bilim dalıdır. Sümerler Mezopotamya adı verilen Anadolu’da ilk uygarlıkların ortaya çıkmasını sağlayan ilk kavimdir. Sümerler ilk yazıyı ve sayı sistemini bulan uygarlıklardır.

Sümer devletinde, devlet her kenti sularla çevrilmişti. Sümerler anaerkil bir toplum yapısına sahipti. Kentin içerisinde büyük tapınaklar bulunmaktaydı. Sümerlilerde çok tanrılı inanış bulunmaktadır. Kral rahipler dinsel ve siyasi işleri yürütmektedirler. Sümer mitolojisinde etkin bir şekilde Yunan ve Roma mitolojisinden ilham alındığını söyleyebilmek mümkündür. Ayrıca mitolojide inanış ve felsefenin izleri fazlasıyla bulunmaktadır.

Sümer Mitolojisi Yaratılış Mitosu Nedir?

Sümerliler yıkılma sürecine girene dek sürekli bilim ve kültür alanında başarılar göstermişlerdir. Sümer mitolojisi içerisinde çok sayıda tanrı ve tanrıçalar bulunmaktadır. Sümer mitolojisi panteon tanrıları ilk yaratan mitoloji türü olarak bilinmektedir. Panteonlar tanrılar birliği olarak adlandırılmaktadır. Bu mitoloji türünde ağırlıklı olarak tanrı ve tanrıçalar konu alınmıştır.

Çok tanrılı inanışın bulunması ve her tanrının yalnızca bir eylemi yerine getirmesi sebebiyle çok sayıda tanrı bulunmaktadır. Sümerlilerin inanışına göre ilk olarak yer ile gök birdi. Daha sonra yer ile gök tanrılar tarafından ikiye ayrılmıştır. Sümer mitolojisine göre yeryüzünde ilk olarak deniz bulunmaktadır.

Daha sonra ilksel deniz ve gök birleşerek kozmik dağların ortaya çıkışı mümkün olmuştur. Sonrasında Anu adı verilen gök tanrısı ile Ki adı verilen yer tanrısı birleşerek hava tanrısını oluşturmuşlardır. Hava tanrısı yeryüzünü ayırırken Anu göğü ele geçirmiş, Enlilise yeri ele geçirmiştir.

Sümer Mitolojisinde İnsanlar Nasıl Yaratılmıştır?

Sümer mitolojisi içerisinde yer alan bilgilere göre insanlar tanrılara hizmet etmek amacı ile yaratılmışlardır. Hava tanrısı olarak da bilinen Enlil tahıl tanrısı ve sığır tanrısını yaratarak kendilerine hizmet etmelerini sağlamıştır. Ancak bir zaman sonra sığır tanrısı ile tahıl tanrısı kavgaya tutuşarak birbirlerini yemişlerdir.

Aralarında kavgaların ortaya çıkması hizmetlerin aksamasına neden olduğu için tanrılar bu durumdan çok şikayetçi olarak Enki olarak bilinen baş vezire şikayet etmişlerdir. Enki doğum tanrıçası Ninmah’a emrederek insanı yaratmasını istemiştir. Tanrıça Nammu ve Ninmah birleşerek balçıktan insanı yaratmışlardır. İnsanlar ölümsüz olma özelliğine sahip olarak yaratılmışlardır. Ancak insanların doğuşu için verilen partide içkinin fazla kaçırılması yaratılan insanların hepsinin kusurlu olmasına neden olmuştur.

Sümer Mitolojisinde Yer Alan Tanrı ve Tanrıçaların İsimleri

Sümer mitolojisi içerisinde geçen tüm tanrı ve tanrıçaların yalnızca bir görevi bulunmaktadır. Tanrı ve tanrıçalar insan görünümünde olsalar da ölümsüzlük özelliğine sahiplerdir. Tanrılar tüm insanlığın yaşamına karışabilme hakkına sahip olmuşlardır. Ayrıca tanrılar insanlığa istediklerini bildirmez, insanların ondan istediklerini ise farklı yollar ile dile getirirlerdi. Sümer mitolojisi içerisinde en çok yer alan tanrılar ise şu şekilde sıralanabilmektedir;

Anu: Gök tanrısı olarak bilinen Anu, baş tanrı olarak bilinmekte olup gök olaylarını düzenlemiştir. Daha sonra yerini Enki almıştır.

Enlil: EnlilAnu ve Ki tanrılarının birleşmesinden oluşmuştur. Hava tanrısı olarak bilinen Enlil tanrıların babası olarak anılmaktadır.

İnanna: İnanna Sümer mitolojisinde çok saygı gören bir tanrıçadır. Anna tapınağında aşk ve bereketi simgeleyen baş tanrıça olarak bilinmektedir.

Enki: Enki mitolojide yaratıcılığın, zekanın ve suyun tanrısıdır. Ayrıca Enki kutsal güçlerin korunmasından sorumludur. Bereket getirdiğine inanılan Enki, su gerekli olduğunda Dicle ve Fırat nehirlerinden su fışkırtmıştır.

Nanna: Yeryüzü tanrısı Enlil’in çocuklarından biridir. Sümer mitolojisi içerisinde ay ve kader tanrıçası olarak bilinmektedir.

Ninmah: Ninmah ulu hanım olarak bilinen ana tanrıçadır. Diğer tanrı ve tanrıçaları gözlemleyebilme hakkına sahiptir. Enlil’in kız kardeşi olarak bilinen bu tanrıça doğum tanrıçası olarak da adlandırılabilmektedir.

Utu: Utu mitolojide güneş tanrıçası olarak adlandırılmaktadır. Güneşe hükmetme özelliği bulunan bu tanrıça Sümerlerin ana tanrıçasıdır.

Sümer Mitolojisi Mitosları: Emeş ile Enten’in Hikayesi

Sümer mitolojisi içerisinde geçen hava tanrısı Enlil, her türlü ağaç ve bitkiyi filizlendirmek isteyip bu fikri hemen icraate geçirmeye çalışmaktadır. Bu nedenle Emeş ve Enten’i yaratmıştır. Bu iki kardeşe birbirinden farklı görevler vermiştir. Enten’i görevi ya dişi koyulara ve kuzulara dişi ve keçileri doğurtarak çoğalmalarını sağlamıştır. İneğin sütünü ve kaymağını bollaştırarak verimliliği artırmıştır. Kuşların çoğalmasına destek olmuş, yuvalarını çoğaltmıştır. Denizde balıkların üremesini sağlamış, balıkların bollaşmasını desteklemiştir. Tahılları, meyveleri, balı, şarabı hemen hemen her yiyecekte bolluk ve bereketin oluşmasını sağlamıştır.

Emeş ise ağaçları ve tarlaları var etmiş, çiftlik ürünlerini çoğaltmıştır. Toprağın verimli olmasını ve evlere bol bol yiyecek ve içecek girmesini sağlamıştır. Ancak bir zaman sonra Emes ile Enten arasında çok ciddi kavgalar ortaya çıkmıştır. Emeş, Enten’e giderek tanrıların çiftçisi olduğu konusunda meydan okumuştur. Tüm bu sebepler yüzünden Enlil’in karşısına geçerek durumlarını ifade etmişlerdir. EntenEmeş’in kendisine meydan okuduğunu dile getirmiştir. Emeş ise dalkavukça konuşarak Enten’in yalan söylediğini iddia etmiştir. Enlil’in derin ve anlamlı sözleri karşısında Emeş utanarak Enten’in ayaklarına kapanarak af dilemiştir. Daha sonra EntenEmeş’i affederek üstünlüğünü ona kanıtlamıştır. Bu efsane Sümer mitolojisi içerisinde doğruluğun ve bilgeliğin ne kadar önemli olduğunu ifade edebilmektedir.

Enlil ile Ninhursag Mitosu

Dilmun Sümerlerde bir kent olarak bilinmektedir. Sümer mitolojisi mitoslarına göre Dilmun saf, temiz, aydınlık ve hayvanların birbirlerine asla zarar vermediği bir yerdir. Bunun yanı sıra burada hiçbir canlı hasta olmamaktadır. Dilmun’da yalnızca içme suyu bulunmamakta iken Enlil sayesinde su bulmakta mümkün olmuştur.

Enlil ve Ninhursag birleşmelerinden bitkilerin tanrıçası Ninsar oluşacaktır. Ninhursag gebe kaldığında insanlıktan farklı olarak her ayı bir gün olarak geçirmektedir. Yani Ninhursag’ın gebelik süresi toplamda 9 gün sürmüştür. Ninsar’ın doğmasından sonra Enlil onu da hamile bırakmıştır. Onunda gebeliği sonrasında Ninkurra tanrıçası doğmuştur.

Ninkurra’da yine Enlil ile birleşerek yine bitkilerin ve güneşin tanrıçası olarak bilinenUttu’yu dünyaya getirmiştir. Ninhursag artık bu birleşmelerin önüne geçebilmek için Uttu’yu uyararak Enlil ve yakınlaşmalarına karşı ona akıllar vermiştir. Enlil’inUttu’ya yaklaşmaya çalışmalarından sonra Uttu, Enlil’den elma, üzüm ve hıyarın bulunduğu bir hediye istemiştir.

Uttu bu hediyeler sonrasında Enlil ile birlikte olarak onun için 8 tane bitki çıkarır. Ninhursag bu bitkilerin adını ve özelliklerini koyamadan Enlil onların tamamını yemiştir. Bu durumda Ninhursag ona büyük bir lanet okumuştur. Enlil bu lanet karşısında birden hastalanır ve pişman bir şekilde Ninhursag’ın onu iyileştirmesini ister. NinhursagEnlil’in hastalıklarını iyi ederek onun bedeninden tam 8 farklı tanrıça çıkarmıştır.

Yayım tarihi
Genel olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir