Şaman

Şamanlar

Geçmişi erken taş devri zamanlarına kadar dayanan, ezoretik yani az kişinin bildiği bilgileri içeren bir eğitiminin olduğu Şamanizm, ruhlarla, tanrılarla trans haline geçip iletişim kurma yoludur. Günümüzdeki güncel ismi ise Neo-Şamanizm’dir. Şamanlar ise bu inanışa mensup dinsel kişilerdir. Eski Orta Asya devletlerinde çok önemli yere sahip olan şamanlar, tanrılar, ruhlar ile insanlar arasında aracılık yapmalarının yanı sıra, insanları kötü varlıklardan ve kötü ruhlardan kurtaran, kurban törenlerini yapan, tanrıları bu kurbanları ulaştıran, fal bakan aslında büyücülük ve doktorluk gibi görevleri de üstlenen din görevlileriydi.

Eski Devletlerde Şamanın Kelime Anlamı ve Kavramı

Şaman kelimesini eski türkler ilk başlarda Kam olarak kullanmışlardır. Altay Türkleri dini törenleri yönetenlere Kam derlerdi. Arkeolojik bulgulara göre kam sözcüğü 5.yüzyıldan itibaren kullanılmıştır. Uygurlarda ise Çin kaynaklarına göre kam sözcüğü büyücü, sihirbaz anlamında olup, şaman kelimesi ise hastalıkları iyileştiren, şifa bulan kimse olarak telaffuz edilmiştir. Yine Çin kaynaklarına göre, Kırgızlar şamana gan demiştir. Moğolcada ise anlamı böge’dir.

Hindistan’da şaman kavramı Hindistan Pali dilinde, ruhlardan esinlenen anlamına gelen samana kelimesinden doğmuştur. Samana sözcüğü Sanskritçede ise Budacı rahip demektir. Araştırmacılara göre şaman kelimesinin Tunguz kökenli bir kelime olduğu da söylenmektedir.  Yuçen dilinde ise şaman büyücü anlamına gelir.

Şamanların Özellikleri

Eski devirlerde şaman olabilmenin ilk şartı, soyunda bir şamanın olmasıydı. Soyunda bir şaman bulunan çocuğun, şaman olabilmek için kolay trans haline geçebilme yeteneğinin mutlaka olması gerekirdi. Bunların dışında ruhsal acılara dayanma, insanlardan kendini soyutlamak, derin düşüncelere dalabilmek gibi bazı karakteristik özelliklere sahip olması önemliydi. Bu özelliklere sahip çocuklar şamanlar tarafından eğitime alınırdı. Şamanlık için gerekli bilgiler bu eğitimle verilir, sınavdan geçenler şamanlık yetkisini alıp, dini ve kurban törenlerinde, ayinlerde yer almaya başlarlardı.

Her şamanın kendine ait bir giysisi olurdu, tören sırasında giydikleri bu giysilerde çeşitli hayvan kalıntıları ve eşya parçaları yer alırdı. Törenler esnasında transa geçen şamanlara, trans içinde çıktıkları yolculuklarda bu giysilerin üstünde bulunan semboller yardımcı olurdu, şamanların gerekirse biçim değiştirebilmelerini sağlardı. Şamanların kutsal ayinlerde kullandığı bir diğer önemli araçta davuldur. Tanrılara kurban sunma, kötü varlıkları kovma gibi yapılan törenlerde, davul hem ayini izleyenler için hem de şamanın trans haline geçebilmesi için önemli bir araçtı.

Her şamanın kendine ait bir asası da bulunurdu. Bu asalar ucunda 2 ya 3 çatalı bulunan sopalardı. Bu çatalların üstüne ise her renkten şeritler ve ziller takılırdı. Asa da şamanların ayrılmaz parçalarından biridir. Şamanların tören sırasında veya ayinlerde mutlaka külah şeklinde şapkalar, bazen de maske taktıkları da görülmüştür. Bu semboller yardımı ile transa geçen şaman törenin niyetine bağlı olarak tanrılarla veya ruhlarla temasa geçer ve onlara ulaşırdı.

Yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen bulgulara göre ilk şamanların kadın olduğuna rastlanmıştır, daha sonra erkek şamanların ortaya çıktığı görülmüştür. Şamanların bir diğer özelliği ise edebiyata olan büyük katkılarıdır. Yerel halkta kullanılan kelime sayısı 4.000 iken, şamanların kelime hazneleri 12.000 üzeri olmuştur.  Kelime haznelerinin yüksekliğinden dolayı, zengin dil taşıyan sözlü destanların oluşmasına büyük katkı sağlamışlardır.

Bir cevap yazın