Frigya mitolojisi

Frigya Mitolojisi

Frigya mitolojisi; Friglerin ayakta kaldığı süre boyunca var olmuş bir mitoloji türüdür.  Frigya devleti Hitit imparatorluğunun yıkılmasından sonra kurulmuş bir devlettir. M.Ö  750 yıllarında dağınık ve düzensiz bir şekilde siyasi birlik oluşturmuşlardır.

Friglerde ilk kral Gordious olmuş, başkentine ise Gordious adını vermişlerdir. Frigya öncelikle Kütahya, Eskişehir, Afyon ve Sakarya şehirlerinde yaşamış, daha sonra tüm Anadolu’ya giderek yayılmışlardır. Frigler boylar halinde yaşam sürmüşlerdir. Frigler yaşam kültüründe Yunan halkı ve Roma halkından karşılıklı olarak fazlasıyla etkilenmişlerdir. Bu etkinin mitoloji üzerinde de fazlasıyla var olduğunu söyleyebilmek mümkün olacaktır. Frigler genellikle hayvancılık ve tarımla uğraşmışlardır.

Frigya Mitolojisi İçerisinde Yer Alan Ana Temalar Nelerdir?

Frigler, Frigya mitolojisi içerisinde ilgilendikleri bütün konularda yer vermişlerdir. Frigya halkı müzik alanında oldukça ilgilenerek pek çok müzik aleti tasarlamışlardır. Özellikle flüt ve simbat tasarımında oldukça başarılı olmuşlardır. Ayrıca makara kulplu tabaklar, altın, gümüş, kemerler, tokalar yapmışlardır. Bu nedenle Frigya mitolojisinde sanat içerikli mitosların yer aldığını söyleyebilmek mümkündür. Frigya mitolojisinde putlara ve tanrılara fazlasıyla yer verilmiştir.

Özellikle putların ziraat ve bereket getirdiklerine inanılırmış. Frigya mitolojisi içerisinde analık, üreme, doğurganlık, bereket ve evren konuları da fazlasıyla yer almaktadır. Friglilerde mitolojiye konu olan diğer olgulardan bir tanesi de krallardı. Kahramanlıkları ile mitoslara konu olan krallar için büyük mezarlar yapılır, onların en çok sevdiği eşyalar mezarlarına yerleştirilirdi. Hatta ölen krallar için günlük taze yiyecek içecekler getirilir, onlara fazlasıyla saygı gösterilirdi. Frigya mitolojisine ait eserleri günümüzde halen Anadolu Medeniyetler Müzesinde sergilenebilmektedir.

Frigya Mitolojisinde Yer Alan Tanrı ve Tanrıçalar

Frigya halkı tarafından tanrıların çok değer ve saygı gördüğünü söyleyebilmek mümkündür. Bunun yanı sıra çok tanrılı inanç sistemi bulunmaktadır. Bu nedenle çok sayıda tanrı ve tanrıçalar ortaya çıkmıştır. Frigya mitolojisi içerisinde yer alan tanrı ve tanrıçalar ise şu şekilde sıralanabilmektedir;

Attis: Friglerin tanrıları arasında yer alan Attis, Yunan tanrısı Adonis kadar güzel olduğu savunulan bir tanrıydı. Attis’e güzelliği sebebiyle Kibele tanrısı gönül vermiştir. Ancak Attis ona gönül vermeyerek gönlünü Sakarya nehri perisi Saganatis’ e vermiştir. Bunu duyan Kibele kıskançlık ile Sagaratis perisinin tutunduğu dalı keserek onun ölümüne neden olmuştur. Buna dayanamayan Attis delirmiştir. Rahipler Attis’e yaparken kendilerini hadım etmişlerdir.

Kibele: Kibele Frigya halkı tarafından ana tanrıça olarak kabullenilmiştir. Bu nedenle halk tarafından çok saygı ve değer görmektedir. Kibele tanrıçasının insanlığının doğurganlığı artırdığını ve bebek isteyen kişilere yardımcı olduğu düşünülmektedir. Bunun yanı sıra Kibele’nin insanlığa bereket getirildiğine inanılmıştır. Düzgün vücudu ile dikkat çeken Kibele tanrıçasının simgesi her zaman aslan ve leopar olmuştur. Frigya halkında tılsımlı taşlarının yeri ve önemi oldukça büyüktü. Bu tılsımlı taşların kara taşlı olanlarına ise Kibele ismini vermişlerdir. Frigya mitolojisi içerisinde Kibele’ye olan sevgi ve saygının çok büyük olması, Yunan ve Roma mitolojisini de önemli ölçüde etkileyerek, Kibele’nin değer kazanmasına neden olmuştur.

Pan: Pan tanrısı kırın, satir ve çobanların tanrısı olarak bilinmektedir. Pan figürü yarı keçi yarı insan figürü ile tasvir edildiği için oldukça korkutucudur. Pan tanrısı kırlarda çığlık atarak düşmanları kaçırarak, panik ettirebilme özelliği bulunmaktadır. Pan tanrısında dünya nimetlerine düşkünlük, hazcılık ve cinselliğin simgesi olarak da nitelendirilmektedir.

Sabazios: Frigya mitolojisi içerisinde en çok tanınmış tanrılardan bir tanesi Sabazios’tur. Bazı kaynaklarda güneş tanrısı olarak bilinen Sabazios, Frig halkına tarımı, sabana koşmayı ve hayvanları evcilleştirmeyi öğrettiği düşünülmektedir. Sabazios, Frigya halkı tarafından bereket getirildiğine inanılan ve Yunan mitolojisinde yer alan Dionysos ile bir tutulmuştur. Sabazios bu uygarlıkta ülkenin koruyucusu konumuna getirilmiştir.

Frigya Mitolojisi Efsaneleri: Ana Tanrıça Kybele ve Pessinus Kenti

Frigya’nın ana tanrıçası Kybele’nin küntü Pessinus kentinde bulunmaktaymış. Künt o dönem göktaşına verilen isimdir. Bergama kralı Kybele’ye Pessinus’ta bir tapınak yaptırmıştır. Roma Kartaca ile savaşmakta ve neredeyse yenilmek üzeredir. Bu durumun atlatılabilmesi ve Roma’nın Kartaca’yı yenebilmesi çok önemlidir.

Romalı kahinler yöneticilere bu durumun ancak Kybele tanrıçası küntünün Roma’ya getirilmesi ile son bulacağını dile getirmişlerdir. Bergama krallığından izin alarak Kybele’yi götürmeye karar verirler. Büyük ve önemli bir grup insan Pessinus’a gelerek Kybele küntünü alıp Roma’ya doğru hareket ederler.

Yolculuk sırasında gemi birden yerinden kalkamaz hale gelmiştir ve Tiber nehrinde kalakalmıştır. Kahinler gemiyi ancak Kybele gibi saf ve iffetli bir kadının düzeltebileceğine inanmaktadır. Birçok kadın girişimde bulunur ancak başaramaz. İçlerinden iftiraya uğrayarak kötü kadın olarak tanınmaya başlayan Claudio gelir. Claudio kuşağını gemiye bağlayarak birden gemiyi kurtarmıştır.

Kybele küntüRomaya getirilmiştir. Palatinus tapınağına yerleştirilir. Kısa süre içerisinde Roma Kartaca’yı mağlup eder. Sonrasında Frigya halkı her yıl martın 22’si Kybele şenlikleri yapılmıştır. Günümüzde halen İtalya’da Kybele simgeleri görülebilmesi mümkün olacaktır. Frigya mitolojisi içerisinde bu hikayenin yeri ve önemi oldukça büyüktür.

Kral Midas Efsanevi Hikayeleri

Kral Midas Frigya halkının kralı olup, Frigya mitolojisi içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bir gün şarap tanrıçası olarak bilinen Dionysos ve alayı Frigya yaylalarına dolaşırlar. Dionysos alayı arasında bulunan yaşlı Silenos yorularak bir ağacın gölgesinde uyuyakalmıştır. Silenos’u bulan Kral Midas’ın adamları, onu aşağılayarak ve dalga geçerek Kral Midas’ın yanına getirirler. Midas Silenos’u yanına alarak onu sarayında 10 gün boyunca en iyi şekilde ağırlar. Daha sonra onu Dionysos’un yanına gönderir. DionysosSilenos’un getirildiğini görünce çok sevinir ve Kral Midas’a dile benden ne dilersen der. Midas ise tanrıya her tuttuğum nesnenin altın olmasını istediğini belirtir.

Tanrı Dionysos bunu kabul ederek dileğini yerine getirmiştir. Gerçekten de Kral Midas elini hangi nesneye atsa bir anda altına dönüşmektedir. Bir akşam yemek yerken yemek istediği ne varsa altına dönüşür, hangi kıza sarılsa kız ansızın altına dönüşmektedir. Kral Midas bu durumdan fazlasıyla rahatsız olarak yanlış anlaşıldığını fark eder.

Dionysos’un yanına giderek bu dileğini ondan geri almasını istemiştir. Dionysos ona Paktolos ırmağına giderek, orda yıkanması gerektiğini söylemiştir. Kral Midas hızlı bir şekilde Paktolos ırmağına gitmiştir. Midas yıkanırken Paktolos ırmağının kumları dokunması sebebiyle altına dönüşmüştür. Paktolos ırmağı kenarında yaşayan Sardes kenti kumları toplayarak zengin olmuştur. Dünyadaki ilk parayı Sardes halkı ve kralı bastırmıştır. Sardes Kralı Kraisoskarun kadar zengin olmuştur. Frigya mitolojisi içerisinde yer alan Sardes kentinin günümüzde Manisa Salihli köyü olduğu bilinmektedir.

Bir cevap yazın